OKALİPTÜS

 

OKALİPTÜS

Diğer İsimleri: Okaliptüs, Sıtma ağacı, Sulfata ağacı

Mersingiller familyasındaki aynı cinsten 300ü aşkın ağaç ya da ağaççık türünün genel adı Okaliptüstür. Anayurdu Avustralya, Yeni Zelanda ve Tasmanya olup oradan dünyaya yayılmıştır. Ülkemizde okaliptüsün yaşamasına uygun Ege ve Akdeniz kıyı şeridinde sıcak, bol güneşli ve sulak yerlerde bataklıkları kurutmak, odunundan yararlanılmak üzere sıkça yetiştirilir.Özellikle mezarlıklara dikilir. Çünkü yağmur yağınca mezarlıkların çökmemesi için.  Kökleri birbirini sarıp bataklıkları, suları kendi gövdesine çeker.  Bazı okaliptüs türlerinin boyu 90 myi aşabilir. Gövde kabukları büyük levhalar halinde kabarıp dökülen okaliptüslerin yaprakları, genellikle orak biçimli, almaşık dizilişli, sarkık yapıda, koyu yeşil renkli ve tadı acıdır. Yaprak koltuklarından çıkan püskül biçimindeki sarımsı beyaz ya da kırmızı renkli çiçekleri, tek tek ya da kümeler oluşturarak açar. Meyveleri, çok sayıda tohum taşıyan kapsüller halinde oluşur. Okaliptüs türleri tohumuyla çoğalır.
Türkiyede en çok yetiştirilen Adana okaliptüsü (E. camaldulensis) ile E. globulus türleridir. Özellik yönünden birbirlerine oldukça benzeyen bu türlerin tanence zengin kabukları sepicilikte kullanılır. Yaprakları, bileşiminde yüksek oranda sineol bulunan uçucu madde, acı madde ve tanen içerir.

Yararları ve Kullanımı:
Bu iki okaliptüs türünün birbirine benzeyen tıbbi etkileri ve bundan yararlanma yöntemi şöylece sıralanabilir:
** Özellikle solunum yolu hastalıklarında: sözgelimi nezle, öksürük, bronşit, burun ve boğaz rahatsızlıklarında etkili ve iyileştiricidir. Balgam söktürür, göğsü yumuşatır, ateşi düşürür ve sinüsleri açar. Bu etkileri sağlamak üzere ya infüzyonu içilir ya buhar banyosuna girilir ya da ispirtolu veya zeytinyağlı eriyikleri alınır.
** Antiseptik oluşu nedeniyle yara, ülser ve yanıkları temizleme ve iyileştirmede etkilidir. Bunun için dekoksiyonu şikayet edilen yerlere uygulanır.
**Dişeti enfeksiyonlarında mikrop kırıcı, ağız kokularını gidericidir. Bu durumlar için ispirtolu ya da zeytinyağlı eriyikleriyle gargara yapılır.
** Peklik verici ve bedeni güçlendiricidir. Böyle durumlar için infüzyonu alınır.
**Romatizma ağrıları, kas kasılmaları ve üşütmelerden ortaya çıkan ağrılarda şikayet edilen yere lapası uygulanır.
**İdrar yolları antiseptiğidir. Bu durumda infüzyonu alınır.
Okaliptüs infüzyonu hazırlamak üzere bir tutam yaş yaprağı üzerine bir bardak kaynar su dökülür. 10 dakika demlendirilerek yapılan infüzyon, sekerle tatlandırılarak günde iki-üç kez içilebilir.
Dekoksiyonunu hazırlamak için bir tutam yaş yaprağı suda iyice kaynatılır. Elde edilen dekoksiyon yara, ülser ve yanıklara günde iki kez uygulanır.
Buhar banyosu yapmak üzere yazın toplanıp kurutulmuş okaliptüs yapraklarından 2-3 tatlı kaşığı alınır. Bir kaseye konularak üzerine dört bardak kaynar su dökülür. Çıkacak uçucu yağın kaçışını önlemek üzere başı ve kaseyi kapayan büyük bir havlu örtülür. Kaseye doğru eğilip 10 dakika süreyle okaliptüs buharı solunur.
Yaş yaprakları ezilerek okaliptüsün l
apası hazırlanır. Bu lapa şikayetli yerlere uygulanırken elle o bölgeye masaj yapılması da büyük yarar sağlar.
İspirtolu ya da zeytinyağlı eriyiğini elde etmek için okaliptüs yaprakları bu maddelerin içine yatırılıp 7-10 gün bekletilir. Bu eriyikle ağızda gargara yapılır ya da suyla seyreltilip şekerle tatlandırılarak içilir.
UYARILAR
**Okaliptüsün aşırı dozlarda alınması zehirlenmeye yol açabilir.
**Okaliptüsle yapılan her uygulamadan sonra eller iyice yıkanmalı, gözlere dokunulmamalıdır.


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !