28.9.2009 -Kategori: COCUK
Sizce Türkiye'de dayak yemeyen çocuk var mıdır?
Tabiki var. Bilinçle ve özenle yetiştirilen çocukların çok büyük bir kısmı dayakla tanışmadan büyür. Ancak dayak konusunu ele alırken şunu hatırlatmak gerekir ki; nadiren ve çok zorunlu durumda çocuğu fiziksel olarak cezalandırmakla onu dayakla terbiye etmek arasında fark vardır. 'Her dayak yiyen çocuğun mutlaka gururu kırılır. Mutlaka psikiyatrisler de en bir kez denemişlerdir. Çocuklar özellikle çok tehlikeli bir davranışta bulundukları zaman bu kaçınılmaz olabilir. O anda reflex olarak ebeveyinler ne yapacağını bilemeden bu kötü hareketi yapabilirler.
Daha sonraki yıllarda oğlumla konuşurken 'biz seni hiç dövdük mü sence?' diye sordum. 'Hayır' dedi. Çok zorladığım zaman 'bilmiyorum ama dövdüysen herhalde hak etmişimdir' dedi. Bu çok samimi bir yanıttı. Gerçi bende hatırlamıyorum ama genede sorma gereği duydum. Çünki çocuklar bazen bilinç altında bile olsa birşeye kızıldığında bile dövdü kelimesi kullanabiliyorlar. Özellikle bu konuda çok dikkat edilmesi gereklidir.
Dayakla terbiye olmaz
Peki sizce çocuk dayakla terbiye edilebilir mi?
Çocuk dayakla terbiye edilemez. Terbiye, uzun etkili bir eğitim verme, tutum ve davranış değiştirme biçimidir. Oysa dövülen çocuk için, annesinin yada babasının öfkesinin dinmesi önemlidir, aynı davranışları sonra yine tekrarlayabilir. Pek çok 'dayak arsızı' denilen çocukların neden dövüldüklerine değil, dayağın sonucuna önem verdikleri görülür. 'Oh ya, acımadı işte' sözüyle döveni açıkça tahrik ettikleri bile görülür. Böyle durumlarda çocuğun söylediklerini hiç duymamazlıktan gelinmelidir.
Dayağa kısaca fiziksel cezalandırma yöntemi diyoruz, çocukları çok olumsuz etkileyen bir başka cezalandırma biçimi de psikolojik cezalandırmadır. Çocuğa 'seni bırakır giderim', 'annen olmam', 'seni çingenelere veririm', 'annene karşı gelirsen ellerin taş olur' gibi tehditler ya da karanlık bodrumlara kilitlemek gibi cezalandırma yöntemleri de fiziksel cezalandırma gibi hatta belki daha da ağır şekilde çocuklar üzerinde olumsuz etki yaratır.
Disiplinde Sorun...
Sizce okullarda dayağın önlenmesi konusunda başarı sağlanabildi mi?
Hayır, hiçbir yerde bu başarı sağlanamadı. Dünyanın çeşitli ülkelerinde yapılan araştırmalar var. Bu sadece Türkiye' nin sorunu değil. Ama şu bir gerçek, öğretmenin çaresiz olduğu durumlarda kalabalık sınıflarda az rastlanan bir durumda olsa başvurulan bir yöntem. Bu konuda aynı yöntemleri kullanarak 6 ülkede yapılmış bir araştırma, ABD'de bilimsel dergilerden birinde yayınlandı. Araştırma sonuçları şunu gösterdi: Kendisi sık dayak yiyen çocukların bir başkasına şiddet uygulama oranı artıyor. Kendisi sık dayak yiyen çocuklarda endişe oranı yüksek bulundu. Araştırmada ilginç bulunan nokta şuydu; kültürler farklı da olsa, her kültürde dayağın çocuğun kişiliği üzerinde bıraktığı izler aynı bulundu.
Çocukluk döneminde anne- babadan dayak yiyen çocuk yetişkinliğinde dayak atmaya meyilli olur mu? Eğilim artar, olasılık artar. Bilinç altında çoğu kez dayak atanla özdeşleşme söz konusudur. Dayak atanı benimser, özdeşleşir onu örnek alır ilerde de kendisi en ufak bir olayla saldırganlığa geçebilir. Fiziksel şiddet gören çocuğun daha sonra fiziksel şiddet uygulama olasılığı büyük ölçüde artar ama kuşkusuz kural değil...
Bu travma, ilerde ne tür sorunlar doğuruyor?
Dayak yiyen çocuğun en büyük sorunu disiplinsizlik oluyor. Cezanın etkisi azalıyor, bunun sonucunda da disiplin sorunları ortaya çıkabiliyor. Annelerin dövmesi genellikle biraz daha tolere edilebiliyor ama babaların şiddeti çocukları daha farklı etkiliyor. Çoçuk babaya karşı içten içe düşmanlık sergiliyor. Ama babanın haberi maalesef olmuyor. Yıllar geçtikten sonra ortaya çıkıyor. Burada kuşkusuz çocuğun yaşı da çok önemli. Özellikle ergenlik döneminde onuru zedelenen ergende, fiziksel şiddet büyük yaralar açabiliyor, kin ve nefrete dönüşebiliyor.
Bir çocuğun şiddete maruz kaldığı nasıl anlaşılır...?
Bunu değerlendirmenin çeşitli yolları vardır. Kuşkusuz çocuğun yaşı çok önemli, küçük çocukların yaptığı resimlerden, oyunlarından onu üzen ve etkileyen olayları anlayabilirsiniz. Örneğin; bebeklerle bir oyun düzeni kurdunuz, evcilik oynuyorsunuz. Bu oyun düzeni içinde bazı bebekler anne ve bazıları da çocuk oldu diyelim. Oyun sırasında bebek her yaramazlık yaptığında anne bebek, hemen çocuğu bebeği dövüyorsa; bu çocuğun evde dayakla sık karşılaşmış olduğunu düşünebilirsiniz. Tecrübeli kişiler çocuğun sorunlarını oynadığı oyunlardan öğrenebilir. Yada çocuğun yaptığı resimler biraz gayretle anlaşılabilir.
Özellikle resimde kullandığı renkler çok açık vericidir. Sarı renk hasta olduğunun yada olabileceğinin habercisidir. Çocuğun yaptığı resimdeki mor renkler ve siyah karaltılar, çocuktaki dayağın habercisidir. Resimde kırmızı, mavi, beyaz, pembe varsa çocuk kendini daha çok canlı, aktif ve neşeli hissettiği için o canlı renkleri kullanmıştır. Çocuklar dayak yediklerini genellikle açık açık söylemezler. Cinsel tacizde de benzer bir durum olabilir. Çocuklar bunu kendi içlerinde saklar, dile getiremez ama davranışları ile belli edebilirler. Çünkü evdeki şiddet sadece fiziksel şiddetle, yani dayakla sınırlı değil. Psikolojik şiddet de çok önemlidir.
Çocuk resimlerindeki mor renk dayağın ipucunu veriyor!!!
Çocuklar dayak yediklerini asla açık açık söyleyemezler. Çocuğun resminde mor renk ve siyah karaltılar varsa; bu onun evde şiddete maruz kaldığını göstermektedir. Sevgili büyüklerimizin dayak yerine sevgiyi biraz daha arttırmalarını öneriyorum. Adı üstünde çocuk çocuktur. Çocuk zaten yaptığı şeyin zararlı olduğunu bilse hiç yapmaz. Büyüdüğünde çocu çocuk yaptığı yaramazlıkları hatırlamaz bile. Çocuklarımızı ayrı bir kişilik olarak kabul edersek(bir insan olarak)problem kökünden çözülecektir. Çocuklarımıza sevgi gösterelim ve dayağa hiç gerek kalmasın....Gerekli sevgiyi hissederlerse böyle kötü bir olaya maruz kalmayacaklardır. Sevgiyle kalın!!!!
1 yorum yazılmıştır.
2009-10-12 22:23:12 - slm:)
Yazan:
didoli82
MERHABA ARKADASIM BIR GUN BAHAR OLMAK ISTERSEN CICEKLERIN DAIMA ACIK OLSUN BIR GUN CICEK OLMAK ISTERSEN YUZUN HEP GUNESE DONUK OLSUN VE BIR GUN BIRINI SEVERKEN KALBIN HEP ONUNLA OLSUN(bol sağlık bol para v bol mutluluk dolu haftalar dilerim http://xat.com/YITIK_ZAMAN www.didoli82.blogcu.com
Bağlantı -
-
« Önceki -
Sonraki »