Tc Kimlik No Sorgulama Sayfası İçin Tıklayınız

Mango

13.7.2009 -Kategori: HASTALIKLARA İYİ GELEN YİYECEKLER

http://img03.blogcu.com/images/e/k/o/ekolmany/b_308716_mango_meyvesi_1247516369.jpg
Pazara her gittiğimde genemi aynı yiyecekler gelmiş diye hep kendi kendime söylenip dururdum. Yeni bir meyve görünce hemen alıp denemek istedim ve araştırınca çok yararlı bir meyve olduğu için paylaşmak istedim.... 

Tropik bir meyve olmasına rağmen ülkemize kadar gelen Mango değişik tadıyla çok yararlı bir meyvedir. Potasyum,  yoğun miktarda  lif ve beta-karoten bakımından çok zengindir.

MANGO, tropik bölgelerde en çok yetiştiri­len meyvelerden biridir. Yaklaşık 4.000 yıl­dan beri yetiştirildiği sanılan mango ağaçlarının Hindistan'da yabanilerine yani kendiliğin­den yetişen örneklerine rastlanır. Oldukça uzun ömürlü bir ağaçtır.

Ortalama 18 metreye kadar boylanabilen mango ağacının (Mangifera indica) yanlara doğru yayılan dalları kışın dökülmeyen, mız­raksı yapraklarla donanmıştır. Dalların ucun­da seyrek demetler oluşturan pembe çiçekler açar. Yumuşak odunlu kerestesi ticarette pek değerli değildir.
Böbreksi biçimiyle kocaman bir eriği andı­ran mango meyveleri ya taze olarak yenir ya da tam olgunlaşmadan önce toplanarak reçeli ve turşusu yapılır. Meyve olgunlaştıkça üze­rindeki derimsi kalın kabuk yeşil, sarı ya da turuncu bir renk alır; bazen bir tarafı kırmızı­laşır. Meyvenin sarımsı turuncu, bol sulu etinin tam ortasında sert kabuklu, iri bir tohum (çekirdek) bulunur.

Muhteşem kokusu ve tadı nedeniyle tropik meyvelerin kraliçesi olarak da tanınan mango içerdiği A, B, C ve E vitaminleri, beta karoten, E vitamini, niasin, demir, potasyum, kalsiyum ve fosforun yanı sıra yüksek bitkisel lif oranı sayesinde sağlık için birebirdir. Çiğ olarak yendiği gibi gerek meyve salatası gerekse yeşil salatalara karıştırılabilir. Mango suyu da Brezilyalıların vaz geçemediği bir içecektir. Mango meyve olarak ortadan ikiye bölünüp, çekirdeği çıkarıldıktan sonra kaşıkla yeniyor. Ya da dilimleyerek de yiyebilirsiniz. İçerdiği beta-karoten sayesinde özellikle hanımlarda güzellik ve cilt bakımında da kullanılmaktadır. Gece körlüğü rahatsızlığında bağışıklık sistemini güçlendirir.

Yorum (1) : Yorum yaz! : Arkadaşına Gönder! : Kalıcı Bağlantı

KARAYEMİŞ

29.6.2009 -Kategori: HASTALIKLARA İYİ GELEN YİYECEKLER


Vatanı Anadolu olup, yurt dışına giden ve isim değiştiren; Karayemiş de 1546 yılında bir Fransız tarafından Trabzon’dan toplanmış ve Trabzon Kirazı (Cerasus trapezuntuna) olarak adlandırılmıştır. Bitki aynı yıl İstanbul üzerinden İtalya’ya, 1574’de başka bir yabancı tarafından Viyana’ya oradan da Fransa ve İngiltere’ye gönderilmiştir. 1600 yılından itibaren tüm Avrupada park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilmeye başlanmıştır. Karayemişin Latince adı Prunus laurocerasus’tur (Cerasus’tan dolayı orjini Giresun olması lâzım). Ülkemizde ise Taflan, Karamış, Kattak, Laz Üzümü, Laz-Gürcü Kirazı, Tçko, Tanal kısaca karayemiş olarak isimlendirilen bitkiye; Rize, Trabzon (Maçka - Meryemana Vadisi), Giresun, Sinop (Ayancık), Zonguldak (Devrek), Kastamonu, Bartın, Bolu, İzmit (Keltepe), Adapazarı, İstanbul (Belgrat Ormanı, Alemdağ), Bursa (Uludağ) ve Osmaniye’de (Gâvurdağları) orman veya orman kıyılarında doğal olarak rastlanır. Ama en çok da karadeniz bölgesinde yetişir.

Karayemişin kullanılan kısımları yaprağı, çekirdeği ve meyvesidir.

Yapraklarda şeker, tanen, calcium oksalat ve önemli oranda prulaurasin isimli cyanogenetik bir glikozit bulunur. Bu glikozitin miktarı yaprağın gençliği nispetinde fazladır. Bunlardan başka emulsin isimli bir ferment bulunur. Bu ferment glikozite tesir ederse onu benzaldehyt cyanhdrin ve glikoza parçalar. Bunlardan başka benzoik asit ve siyanidrik asit gibi maddeler (zehirli maddeler) de bulunur. Meyvelerde bu cyanogenetik glikozit ve dolayısıyla HCN bulunmamaktadır.

Meyveleri üzerinde yapılan çalışmalarda karayemişte mineral maddelerin ve antioksidanmaddelerin bol miktarda, buna karşın bakır ve çinko gibi ağır ve zararlı metallerin ise çok düşük miktarlarda bulunduğu tespit edilmiştir. 

 

Karayemiş çok yararlı bir meyvedir.
- Bazı ilaçlara tat ve koku (kremlerde) verici olarak kullanılır.
- Hayvanlara taze olarak yedirilir
- Pasta, kek ve özellikle hoşaf ve kompostolara koku ve tat kazandırmak için ilave edilir,
- Pekmez, reçel ve tuzlaması yapılır,
- Sindirimi kolay olup meyveleri yenir
- Süs bitkisi olarak kullanılır.
- Tokluk hissi verdiğinden diyet olarak kullanılır,
- Yapraklar; çelenk yapımında, balık tablalarının süslenmesinde, hamsi buğulamasında koku vermek ve iştah açmak için (1-2 adet halinde) kullanılır,
- Yaprakları çiçek açma döneminde zehirlidir. Gelişmesini tamamlayan taze yaprakları elle toplanır. Destile edilerek eczacılıkta kullanılan Laura Cerasin maddesi elde edilir.
- Yaprağın bileşimi; glikoz, tanen, kalsiyum oksalat, emulsin (enzim), prulaurasin (glikozid), benzoik asit, siyanidrik asittir (zehirlidir, çekirdekte de bulunur, yapraktan elde edilen su fazla kullanılırsa; baş dönmesi, kusma, karın ağrısı yapar)


Karayemiş nasıl kullanılır?

http://img03.blogcu.com/images/e/k/o/ekolmany/karayemis1_1246304474.jpg

Karayemiş ve Sağlık

  • Hemoroide iyi gelir,

  • İdrar söktürür,

  • Sigaraya karşı isteksizlik doğurur,

  • Mide ülseri ve barsak tembelliğini giderir, 

  • Özsu’yu egzamaya yarar,

  • Meyveler çekirdekleri ile toz edildikten sonra balla karıştırılır, bronşite iyi gelir.

  • Yaprakları çiçek açma döneminde zehirlidir. Gelişmesini tamamlayan taze yaprakları elle toplanır. Destile edilerek eczacılıkta kullanılan Laura Cerasin maddesi elde edilir. Bazı ilaçlara tat ve koku (kremlerde) verici olarak kullanılır.

  • Yaprağın bileşimi; glikoz, tanen, kalsiyum oksalat, emulsin (enzim), prulaurasin (glikozid), benzoik asit, siyanidrik asittir (zehirlidir, çekirdekte de bulunur, yapraktan elde edilen su fazla kullanılırsa; baş dönmesi, kusma, karın ağrısı yapar)

  • Taş düşürücüdür, 

  • Spazm çözücüdür (bronş ve sindirim sistemi), 

  • Sakinleştiricidir (astım, sinirsel öksürük),

  • Uyku vericidir,

  • Kalp çarpıntısını gidermek ve kan şekerini düşürmek için kullanılır,

  • Karayemiş, zengin antioksidan bileşenleri sayesinde birçok hastalığın oluşumu ve gelişmesini önlemesinde faydalı. Bu anlamda karayemiş tüketiminin fayda sağlayacağı hastalıkların başında, alzheimer, diyabet, doku ve cilt hastalıkları, kanser, kalp-damar hastalıkları ve romatizmal hastalıklar geliyor. Karayemişin antioksidan özelliğiyle aynı zamanda yaşın ilerlemesiyle vücutta meydana gelen oksidaf zarar azalıyor, yaşlanma da gecikiyor.

Yorum (2) : Yorum yaz! : Arkadaşına Gönder! : Kalıcı Bağlantı

YABAN MERSİNİ (LİKAPA)

13.5.2009 -Kategori: HASTALIKLARA İYİ GELEN YİYECEKLER


Yabanmersini (Vaccinum myrtillus), 30-35 cm yükseklikte, kışın yapraklarını döken küçük bir bitkidir. Yabanmersini, yüzyıllardır yenilebilir, lezzetli bir yabani meyve olarak kullanılmaktadır. Meyvelerinin, 1862 yılında Kuzey Avrupa’da basılan bir kitaba göre ( The Useful Plants For Great Britain, C.P. Johnson) yabani, lezzetli bir yiyecek olarak kullanıldığını, reçel, şurup, tart ve pastasının yapıldığını biliyoruz. Yabanmersini meyvelerine karşı modern ilgi ise 2. Dünya Savaşından sonra meydana geldi. Çün yabanmersini’ nin gözlere iyi geldiği artık bir sır değildi. 2. Dünya savaşı sırasında İngiliz Hava Kuvvetleri pilotlarının doktorların önerisiyle bol miktarda yaban mersini reçeli yiyerek gece uçuşlarına çıktıklarını ve yorgun gözlerini dinlendirdiklerini kayıtlardan biliyoruz. Pilotlar, yabanmersini reçeli yedikten sonra gece uçuşlarına çıktıklarında gece görüşlerinde bir düzelme ve iyileşme hissettiklerini sık sık rapor ediyorlardı. 1960’ ların ortalarında yukarıdaki gözlem ve duyumlar, önce bir laboratuvarda daha sonraları da klinik çalışmalarda yabanmersini meyve ekstrelerinin gözler ve damar sistemi üzerine etkileri üzerine yapılan çalışmalara yol gösterdi. Yabanmersini meyve ekstreleri (özü) üzerine yapılan çalışmalarda bu meyvenin göz ve  damar sistemi üzerine olan etkisinin bir bioflavonoid olan antosiyanidinler ( anthocyanosides) denilen, toksik (zehirli) olmayan, suda çözülebilir, biyolojik aktif ve antioksidan olan bir grup bileşikle ilişkili olduğunu gösteriyordu. Bu bileşikler antosiyan (anthocyans) türevleri olup, meyve ve çiçeklerdeki kırmızı, mavi ve mor renklerinden sorumlu pigmentlerdir (Renk maddeleridir). Yabanmersini meyveleri üzerinde yapılan çalışmaların çoğunda purifiye edilmiş (arındırılmış ve temizlenmiş) ve %25-36 arasında antosiyanidin içeren ekstreler kullanıldı. Yabanmersini ekstrelerinde en azından 15 farklı antosiyanidin bileşiği tespit edildi. Şu anda Amerika’da üretilen pek çok standardize edilmiş yabanmersini ekstresi %25 antosiyanidin içermektedir. Elbette bitkisel kökenli doğal ürünlerin etkisini tek bir etken maddeye bağlamak doğru değildir. Yabanmersini meyve ekstreleri, antosiyanidin’lere ilave olarak %7’ ye kadar tanen, çeşitli alkaloidler (myrtine ve epimyrtine gibi), en azından 12 farklı fenolik asit (phenolic acid) ve 3 glikozid ( quercitrin,isoquercitrin, hyperoside) içermektedir. Tüm bu bileşikler şu veya bu şekilde yabanmersini’nin faydalı etkilerine katkıda bulunmaktadırlar. Şu anda Avrupa ve Amerika’da yabanmersini preparatları gece körlüğü ve diyabetik retinopati (diabetic retinopathy- şeker hastalığından kaynaklanan görme ve retina bozukluğu) ve zayıf kan dolaşımını artırmak için kullanılmaktadır. Almanya’da ise ayrıca, ishal durdurucu olarak da kullanılmaktadır.

Yabanmersini meyveleri üzerine yapılan modern laboratuvar çalışmaları ise bu meyvelerin daha birçok faydasını ortaya çıkarmıştır: Bunlar arasında antioksidan etki, platelet (Damar sertliğine neden olan ve oksidatif zararla parçalanmış olan kan hücrelerinin atardamar duvarlarına yapışmasının engellenmesi), düz damar kasları üzerine hafif gevşetici-rahatlatıcı etki, romatizmal rahatsızlıkları azaltıcı etkileri sayabiliriz. Ayrıca laboratuvar deneyleri göstermiştir ki; yabanmersini ekstresi konajen’in (Conagen) indirgenmesine neden olabilen elastaz (elastase) gibi enzimlerin etkisini yavaşlatmaktadır. Bu etki; damarsertliği, akciğer anfizemi (amfizem) ve romatizmaya (Romatoid Artrit) neden olan etkilerin azaltılması şeklinde yorumlanabilir. Yabanmersini meyve ekstrelerinin en güvenilir kullanım alanlarından birisi de damar hastalıklarıdır. Bu hastalıklara kılcal damar çatlaması (Capillary fragility) da dahildir. Zayıf kılcal damarlar çatlayabilir. Bu durum ise sık sık tekrarlanan bere, morluk, çürük ve eziklere neden olur. Zayıf kılcal damarlar ise zayıf kan dolaşımını ve bağ dokusunu akla getirir ki bu durum artrit yada mafsal iltihabı gibi rahatsızlıklarla yakından ilgilidir. Yabanmersini meyvelerinde bulunan antosiyanidin kılcal damarları, serbest radikal saldırısından koruyarak onların kuvvetlenmesine hizmet ederken aynı zamanda sağlıklı bağ dokusu ve yeni kılcal damar oluşumuna da katkıda bulunur. Yabanmersini meyve ekstresi, damar sertliği için bir risk faktörü olan oksidatif zarar sonucu parçalanmış kan hücrelerinin (Platelet olarak) atardamar çeperlerine yapışmasını da azaltmaktadır. Antosiyanidinler, platelet agregasyonu olarak da bilinen plateletlerin (parçalanmış kan hücrelrinin) damar çeperlerine yapışmasını azaltmanın yanında, arteroskloroz (Damar sertliği) riskini de azaltır. Bu kombine etkiler antosiyanidinleri varis gibi sirkülasyon bozuklukları, kılcal damarların beslenmesi ve hemoroid (basur) gibi durumlarda popüler hale getirmiştir. Ayrıca diğer bioflavonoidler gibi antosiyanidinler de tüm vücutta normal bağ dokusu oluşumunu artırır.

FAYDALARI





Yorum (0) : Yorum yaz! : Arkadaşına Gönder! : Kalıcı Bağlantı

« Önceki - Sonraki »







NOT : Bu chat sayfasından sadece online olanlar kendi aralarında faydalanabilirler... Bu chat sayfsında ilk defa konuşanlar ya da ismini değiştirmek isteyenler sağdaki isimlerin olduğu kutucukta en üstteki kişiye bir kere tıklayın (Mesajlaşan kişi her zaman kendini en üstte görür) ve isim yerine istediğiniz nicki yazın...


Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us